The first album of OKUR Ensemble will be available on 30 september on Spotify, iTunes, Google Play, Tidal and Deezer!


 

The first album of OKUR Ensemble will be released on 30-09-2016


A few years ago I read an interview held with a composer who I appreciate a lot: “A composer, who works with or conducts an ensemble or orchestra for a long time, gets a lot of new ideas. Their manner of playing, the parts they play with passion or the parts played without, will give a lot of inspiration,” he said.

 

I don’t know if this triggered me, but after I read it I went to cellist Marlies Muijzers, with whom I’ve worked for a long time as a teacher at a music school, and suggested forming an ensemble with her. Her reaction was positive. Besides my own instruments and the cello, the flute and the violin also played an important role in the pieces I wrote until that time. That’s why we decided to form a quartet. When we asked our friends Lian van den Goorbergh and Cora van den Berg to join us, they accepted. A few months later I went to a concert where the St. Matthew Passion of Bach was played. I was affected by soprano Rianne Wilbers singing the aria Aus Liebe. By coincidence she started teaching at the same music school. We built up a nice friendship and I asked her to join our ensemble. We continued with the five of us.
I started to listen to Western classical music around the age of 14 during high school. I think the reason that I was touched by this music is that an important part of my personality was formed by the culture and traditions of the country in which I was born and raised. My work, that maybe is a sort of western music, is strongly influenced by Anatolian folk music and Ottoman classical music. The efforts of my family and our social environment to keep their culture alive in one way or another in Europe, made and kept me familiar with these two music styles. It became impossible not to carry all this beautiful cultural luggage with me.
We are surely a new ensemble, and as time passes, the composer is proven right. It makes me very happy to feel and hear that my friends play all my music with such great fondness and tenderness. 


The pieces on our first album are selected compositions that were made between 2008 and 2015. They are all recorded live in the Agnus Dei church, in Aalst-Waalre, in The Netherlands. Greatful thanks goes to all the beautiful people who worked together with us and made this album possible…

 

 Topluluğum OKUR Ensemble'nın ilk albümü 30 Eylül'de çıkıyor... 

 

Bir kaç yıl evvel çok sevdiğim bir besteciyle yapılmış olan bir söyleşide okumuştum; “Bir bestecinin bir toplulukla veya bir orkestrayla uzun süre yakından çalışması yahut yönetmesi, çok sayıda fikir verir. Üyelerin üslupları, gönüllü ya da gönülsüz çaldıkları bölümler, yeni ilhamlar getirir.” demişti.


Tetikleyen bu söyleşi mi oldu bilemem, ama okuduktan sonra o dönem uzun süredir birlikte bir müzik okulunda öğretmen olarak çalıştığım çellist Marlies Muijzers’e onun da dahil olduğu bir topluluk kurmak istediğimi söyledim, olumlu yaklaştı. O zamana kadar yazdığım eserlerin büyük bir kısmında, kendi enstrümanlarım ve çellonun dışında, yan flüt ve kemanın da yerleri hep özel olmuştu. Bu yüzden böyle bir dörtlü kurmaya karar verdik. Sevgili arkadaşlarımız Lian van den Goorbergh ve Cora van den Berg de teklifi sunduğumuzda olumlu baktılar ve dahil oldular. Bir kaç ay sonra gittiğim bir konserde Bach’ın Aziz Matta Pasyon’u icra ediliyordu ve soprano Rianne Wilbers’ın orada söylediği Aus Liebe aryasından çok etkilenmiştim. Tesadüfen benimle aynı müzik okulunda ders vermeye başlamıştı. Zamanla arkadaşlığımız pekişti ve ona topluluğumuza katılmayı teklif ettim. Böylece beşli olarak yolumuza devam ettik.


Klasik batı müziği ile tam anlamıyla 14 yaşları civarında lise yıllarında tanıştım. Bu müzik türünün beni etkilemesini, kişiliğimin önemli bir bölümünün doğduğum ve büyüdüğüm ülkenin kültür ve gelenekleri tarafından şekillendirilmiş olmasına bağlayabilirim. Bir ihtimal klasik batı müziği olarak kategorize edilebilir bestelerimin, Anadolu’nun geleneksel halk müziğinin ve klasik Osmanlı müziğinin izlerini taşıması elbette tesadüf değildir. Ailemin ve sosyal çevremizin, doğdukları toprakların kültürlerini, bir şekilde Avrupa’da yaşatabilme gayretinden ötürü uzun yıllar kulak aşinalığım olan, bu iki büyük müzik geleneklerinin kendi müziğim üzerinde etkisi kaçınılmaz olacaktı.


Elbette yeni bir topluluğuz, geçen zaman ise sevdiğim besteciyi haklı çıkarmaya başladı. Arkadaşlarımın tüm eserlerimi gönülden icra ettiklerine inanıyorum, hissediyorum. Benim dünyamı, böylesine büyük bir özveri ve tutkuyla seslendirmeleri beni çok mutlu ediyor.
İlk albümümüzdeki eserler 2008 ve 2015 yılları arasında bestelediklerimden seçtiklerimiz. Eserlerin tamamı Hollanda’da Aalst-Waalre’da bulunan Agnus Dei kilisesinde canlı kaydedilmiştir. Bu çalışmamızı gerçekleştirebilmemizde emeği geçen tüm güzel arkadaşlarıma teşekkürler, sevgiler…

 

CONCERT IN ANTALYA CANCELLED DUE TO CORENDON AIRLINES

Concert for Karacalar Group in Antalya cancelled due to Corendon Airlines, didn't accept my instrument while it fits in cabine. I flew with more than 30 different companies, first time with Corendon. No respect for music and musicians, disrespectful semployees.

21 temmuz tarihli Karacalar Group'un personel gecesi konserim, Corendon Airlines bağlamamı yanımda götürmeme, kabine sığmasına rağmen kabul etmediği için iptal edildi. Ne Hollanda'da ne Türkiye'de telefonla ulaşılabiliniyor. Twitter'de cevapları geç ve alakasız veriyor. Müziğe ve müzisyene saygısız, personeli terbiyesiz bu şirkete karşı hukuki süreç başlatılacak.



























Orkun Ağır on Facebook


 Orkun Ağır on Twitter

Simâ Duo on Facebook


OKUR Ensemble on Facebook